Kim bu Nasrallah?

Kim bu Nasrallah?
Hizbullah lideri Nasrallah İsrail'e direnişiyle sembol oldu. Peki bu gizemli lider kim?Abone ol

Hizbullah'ın liderliğini 31 gibi çok genç bir yaşta devralan Hasan Nasrallah, 1 aydır İsrail'e sergilediği direniş nedeniyle artık tartışmasız bir sembol... Peki kim bu Nasrallah?

Yahudiler bizi uğraştırmasın. Tüm dünyada peşlerinden koşma zahmetinden kurtarsınlar. İsrail'e toplansınlar ki rahatça hepsini rahatça yok edebilelim...
New York Times gazetesine 2002 yılında bu açıklamayı yapan isim israil'in bir numaralı terörist, Şiiler'in ise bir halk kahramanı olarak gördüğü Hizbullah lideri Hasan Nasrallah...

Tam adı Seyid Hasan Nasrallah olan Hizbullah lideri 1960'da, o dönemlerde "Doğu'nun Paris'i" diye nitelendirilen Beyrut'ta doğdu. Lübnan'ın başkenti Ortadoğu'nun eğlence, kültür ve ekonomik başkenti olmuş ancak kalkınmadan güneydeki Şiiler fayda görememişti. Nüfusun yüzde 20'sini oluşturmalarına rağmen bütçeden yüzde 0.7 pay alıyorlardı. Şiiler, 1974'te "daha iyi bir hayat" sloganıyla ayaklandı. 1975'te silahlı "Emel hareketini" kurdular. Nasrallah, harekete katıldığında 15 yaşındaydı. Emel milisleri Arafat tarafından eğitiliyordu.

Nasrallah bir sürelik eğitimin ardından dini eğitimi için Irak'a gitti. Ancak İran devrimi sonrasında Saddam'ın baskısı nedeniyle Lübnan'a döndü. Bu arada Eme מתיחת בטן גאורגיה l hareketi Nasrallah'm da aralarında olduğu sertlik yanlıları nedeniyle dağıldı. Iran benzeri bir rejim kurmak isteyen Şiiler 1985'te Lübnan Hizbullahı'nı kurdu. 19'unda verdiği vaazlarla yüzlerce kişiyi toplayan Nasrallah da örgütün askeri sorumlusu oldu. 1989'da Lübnan iç savaşı bittiğinde ise Tahran elçisi olarak atandı. İran dini lideri Ayetullah Hamaney'i öylesine etkiledi ki, Hamaney 1992'de Hizbullah lideri Abbas El Müsavi öldürüldüğünde 31 yaşındaki Nasrallah'ı aday gösterince kimse itiraz edemedi.

Oğlunu İsrail öldürdü
Musavi'nin intikamını almaya yemin eden Nasrallah Hizbullah'ın en kanlı eylemlerine imza attı. Arjantin'deki israil elçiliğinde patlayan bomba 29 kişiyi öldürdü. 2 yıl sonra Israil-Arjantin ortak konseyindeki intihar saldırısında 85 kişi öldü. israil düşmanını tanımaya başlıyordu.

Nasrallah ise bu dönemde El Manar adlı televizyonu kurarak propagandaya başladı. Ancak israil Nasrallah'a en büyük darbeyi 1997'de indirdi. Hizbullah liderinin 5 çocuğundan biri olan 18 yaşındaki oğlu Hadi, öldürüldü. Nasrallah haberi canlı yayında bir konuşma yaparken aldı. Çok sakindi, "Beraber savaşıyoruz, beraber şehit düşüyoruz" dedi. Bu görüntü Nasrallah'ı bir idol haline getirdi. İran ve Suriye'nin yanısıra diaspora Şiileri'nden de Hizbullah'a para yağmaya başladı. Nasrallah bu para ile hastane, vakıf ve okullar kurdu. Güneyi kalkındırdı. Kendine sadık l milyon kişilik bir taban oluşturdu.

2000 yılında israil Lübnan'dan çekildiğinde artık bir kahramandı... Hizbullah'ın amacını ise "Dünyadaki son Yahudi'nin de öldürülmesi" olarak belirledi. Ancak örgütün geçtiğimiz hafta, "İsrail'den sonra sıra Sünniler'de" açıklaması Hizbullah'ın Ortadoğu'da bir Sünni-Şii çatışması yaratmak istediği iddialarını da gündeme getirdi.

"Türkiyeli takdir ediyoruz İsrail'e destek vermeyin"
Nasrallah'ın Türkiye ile ilgili görüşleri şöyle:
• Irak savaşındaki tavrınızı çok takdir ettik. ABD'ye boyun eğmemenizin Arap dünyasında ciddi etkisi oldu.

• Türk-İsrail ilişkileri Türkiye ile İslam dünyası arasındaki en büyük sorun. İsrail devlet terörü uyguluyor. Biz ise sizin din kardeşiniziz.

• AB'nin Türkiye için önemini biliyor ve takdir de ediyoruz. Ancak Türkiye dikkatli olmazsa AB'ye giremediği gibi İslam dünyasından da uzaklaşıp yalnızlığa itilebilir.

• 400 yıl bu topraklara egemen oldunuz. Ama şimdi Hıristiyan kültürünün egemen olduğu bir birliğe girmeye çalışıyorsunuz. Türkiye sırtını Araplara, kıblesini Avrupa'ya döndü.

Kaynak: Can Dündar, Milliyet Gazetesi

"Allah'ın Partisi" Hizbullah
Hizbullah örgütü 1985 yılında Lübnan'da bir Şii islam Devleti kurmak amacıyla İran'ın verdiği destekle kuruldu. "Allah'ın Partisi" anlamına gelen Hizbullah israil'i yok etmeye ant içerek 30 yılı aşkın süredir devam eden silahlı mücadeleyi başlattı. Ana hedefler ise israil'in Suriye toprağı olan Şeeba çiftliklerinden ve Filistin topraklarından çekilmesi olarak açıklandı. 15 bin silahlı militana sahip olan örgüt, Iran ve Suriye'den gelen yardımlar nedeniyle artık bir silahlı milis grubu olmaktan çok düzenli bir orduyu andırıyor, insansız uçaklara, füzelere,
tanksavalara, iletişim sistemlerine ve çok güçlü füzelere sahip olan Hizbullah, iç savaş sonrası düzeni korumak için kurulan Lübnan ordusundan çok daha güçlü. Örgüt, siyasi kanatta da çok etkili. 2000'de ilk kez Lübnan Meclisi'ne milletvekili
sokmayı başaran Hizbullah, 2005'te ise koalisyon hükümetinde yer aldı. Hizbullah böylece tüm dünyaya askeri anlamda olduğu kadar politik anlamda da ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Amerika, Kanada ve israil Hizbullah'ı bir terör örgütü olarak nitelendirirken BM ve AB Hizbullah'ı terör listesine almayı reddediyor ve örgütün bir "halk direnişi" teşkilatı olduğunu kabul ediyor. İran'dan her yıl 100 milyon dolar yardım alan Hizbullah, El Kaide ile hiçbir bağlantıları olmadığını belirtirken El Kaide'nin Irak sorumlusu Zarkavi de bir ses kaydında Hizbullah'ı "Sünniler'in düşmanı" ilan etmişti.



Kategori : DÜNYA